Konusu
: Lise müfredatının gençleri hayata hazırlamadaki etkinliği tartışma konusudur. Sizin fikriniz nedir?

Yazar Rumuzu: yaren 9876
Eser Sıra Numarası: 120222eser01



                                                        ÖMRÜN BAHARI
    Hayatın gerçeklerine yeni yeni açmış olduğumuz gözlerimiz, henüz toz pembe bakıyor belki umarsızca… Evet bulutların üzerinden yeryüzüne bakmak çok zor… Ama yine de kendi güneşimizde kavrulurken biz, çaresizliğimize gölge olan insanlar  umut çiçeklerimizi yeşertiyorlar.
Ömrümüzün takviminden birer birer karışırken geçmişe sayfalar, hayat  denilen bu zorlu merdivenlerden çıkıyoruz yavaş yavaş. Hepimizin yüreğinde nice umutlar kuytu yollara sapma eğilimindeyken, bir çizgi çiziyor gelecek habercileri usulca.. Hepimizi bir çatı altında toplayan bu eğitim yuvası, kalbimize bambaşka maviler yüklüyor.. Bir pusula gibi yön veriyor adımlarımıza. Sorularımıza cevap, geleceğimize anahtar oluyor.  Geleceğe baktığımız bir ayna gibidir bu yıllar. Gördüklerimiz, duyduklarımız, yaşadıklarımız ve en önemlisi öğrendiklerimiz nakış nakış işleniyor benliğimize. Muhafaza ediliyor zihnimizin en keskin köşesinde. Beklerler hayata katılacakları günü sessizce.. Bizse hergün biraz daha büyürken göz göre göre, geçen hergün daha çok şey katıyoruz kendimize. Kültürümüzün bir akarsu gibi akıp geçmişimizden, gelişini izleyebiliyoruz günümüze. Duyduğumuz, öğrendiğimiz her kelimeye aşina oluyoruz. Aslında kendimizi tanıyoruz bu sıralarda. Bu güne kadar bilinmeyen bir çok şey anlamını buluyor. Teoriler yaratıyoruz artık beynimizde.Tarihimizin eşsiz yaşanmışlıklarıyla çınlıyor kulaklarımız. Atalarımızın kahramanlıklarıyla kabarırken göğsümüz,onların izinde yürüyoruz adım adım.. Gökyüzündeki kara bulutları siliyoruz gözlerimizden. Bazı umutsuzluğa kapıldığımız ve hayatımız adına gereksiz sandığımız felsefi bilgiler bile “Kimim ben?” “Neden varım?” dediğimiz anlarda soru işaretlerinin yerine yeni ufuklar açıyor zihnimizde.
Hayata giden bu yolda rayına oturmayı bekleyen düşlerimiz var bizim. Karakterimize, kültürümüze, bilgimize emek veren ve bizi hayata hazırlayan kıymetli öğretmenlerimiz, lise yıllarımızın başrol oyunculurı gelecek ümitlerimiz..Bizlerse onların özveriyle işlediği geleceğin büyükleriyiz. Yolun başında olan hayatlarımız bir sınava bağlı ve biz bu sınavı başarmak için bir bedel ödemeliyiz. Derslerimize zaman ayırarak ve okul yıllarımızı dolu dolu geçirerek en güzel bedeli ödemiş oluruz. Daha da iyisi ise kitapların içinde bambaşka diyarlara savrulmaktır. Okuduğumuz şiirlerde bazen duygularımız ufkun yolunu buluyor, bazen gezi yazılarında başka diyarlara yelken açıyor, kimi zamansa bizleri birer tiyatro kahramanı yapıyor. Mutluluğu, hüznü, gururu, vefayı ve daha birçok duyguyu tadıyoruz derslerimizde, kitap sayfalarında. Daha iyi şartlarda, imkanlarla okumak, görerek, yaparak yaşayarak öğrenmek belki bizi daha iyi hazırlar yarınlara ama yine de olumsuzluklar, yetersizlikler umutlarımızı kırmaz, kanatlarımız yere değmez gelecek uğrunda… Gözlerimiz ışıl ışıl yürürken aydınlanan yolumuzda biliyoruz ki; yaşımız kaç olursa olsun her an bilmediğimiz yeni şeyler öğreneceğiz, yeni yerler farklı hayatlar keşfedeceğiz. Ama unutmuyoruz ki temeli olmayan bir ev en hafif bir rüzgarda yıkılırken biz sağlam temellerimizle dimdik ayakta duracağız.
Yaşam denilen bu sınavda tüm yanlışlarımızı götüren doğrularımız olarak araladığımız mutluluk kapılarından geçeceğimiz günü sabırsızlıkla beklerken, hırçın hırçın kayalara vuruyor bazen körpe duygularımız. Ne kadar asi olsa da yine de masum yüreklerimiz. Huysuz kaldırımlarımıza yılmadan yağıyor karlar bembeyaz usul usul.. Güzel yarınlar damlatıyor ruhlarımıza, bitmek bilmeyen baharlar…