Konusu
: Lise müfredatının gençleri hayata hazırlamadaki etkinliği tartışma konusudur. Sizin fikriniz nedir?

Yazar Rumuzu: üçnokta 6505
Eser Sıra Numarası: 120223eser08


HAYATA HAZIRIZ!
İnsan beynini, bilim adamları çözemediklerini söylüyor çünkü hiçbir sınırı, anlam içeren hiçbir olgusu yoktur ama insan beynini kusursuz bir şekilde kullanarak istediğini yapabilir. Sağlıklı yaşayan her birey bir beyninin olduğunu ve isterse onu kullanabileceğini bilir. Şu anki eğitim sistemiyle insan beynini kafeste yaşayan bir papağan yapmak, yine başka beyinlerin suçu mudur? Peki nasıl olur da beyin kafeste yaşayan papağan haline gelebilir? Sadece teori alıp özgür düşünemeyen beyin dar, ucu kesilmiş bilgileriyle bakar hayatına. Önünde hep bir duvar vardır, teoriler hep tekrarlanır, duvarlar artar. “Haydi, şimdi uygula!” komutuyla papağan, hayatta ilk gördüğü ağaca çarpar.
Eğitim sisteminin gelişen teknolojiyle değişmemesi ya da yapboza dönüşmesi… Hala eskiye dönük bir sistemde bulunuyor olmamız bize ne kazandırabilir ki? Verilen teorilerle hayata hazırlanabilmek, yüzmeyi kitaplardan öğrenip havuza atlamak gibi geliyor insana. Neden, niçin ezberci eğitim sistemi ile yaşıyoruz? Teorilerle dolan beynim nasıl beni hayata hazırlayabilir? Ben özgür düşünemezken hayata nasıl hazırlanabilirim? İstediği üniversiteyi kazanların bile ilk gün yaşadıkları hayal kırıklığı ile devam etmek istiyorum yazıma. Bir üniversitenin elektrik, elektronik mühendisliği bölümü öğrencilerine ilk gün verilen bozuk bir radyo, sorumlu öğretmenin sadece istediği radyonun çalışır hale gelmesiydi. Aslında fizik derslerinde gördüğümüz konudur, elektrik. Peki ya sonuç? Öğrenciler istenileni yapamamıştır çünkü uygulamaya dayalı değildi onları gördükleri. Hatta yarı şaka yarı ciddi bir şekilde, “Bir elektrikçi çağıralım hocam.” Demişlerdir.
Hayat, hayata hazırlık nedir ki? Bizler, mektepliler, reklamlara bile konu olmuyor muyuz? Hayatı cahil(!) annelerimizden öğrenmiyor muyuz? Bir soba bile yakamayıp çok iyi bildiğimiz elektronik araçlarımızla anında öğrenmiyor muyuz? Hayata hazır olmamıza ne gerek var, değil mi? Her şeyi ezberlemişiz nasıl olsa.Biz daha Türkiye olarak uygulama yapamıyoruz, hayat nedir? Sadece seçici beyinlerin uygulama yapabildiği, diğerlerinin ise teorilerini ancak papağan gibi tekrarlayabildiği bir eğitim sisteminde uygulanan müfredat, kişiyi hayata ne kadar hazırlayabilir ki? Biz her şeyi biliyoruz ama uygulayamıyoruz. Bu müfredat, hiç dere görmemiş çocukları birdenbire okyanusa atıp “Hadi yüzün!” demelerine benzemiyor mu? Bunlar bence öğrenci ve öğretmen için büyük bir ironi…