Konusu
: Lise müfredatının gençleri hayata hazırlamadaki etkinliği tartışma konusudur. Sizin fikriniz nedir?

Yazar Rumuzu: pegasus 1996
Eser Sıra Numarası: 120216eser06


                                             MÜFREDATI HAYATA UYARLA!
    Eğitim ve eğitim kurumlarının önemi, çağın gereklerini kavramış ve bilinçlenmiş her fert tarafından kabul edilmiştir. Eğitimdir ki bireye almayı arzu ettiği şekli verir. Ya da kendisi kimi kez farkına varamasa da öğretmenleri ya da ona rehberlik eden öncüleri aracılığıyla kendi kimliğinin farkına varır, kendi sesini bulur. Dolayısıyla eğitim kademesinin hemen her aşamasında aynı özeni ve aynı ilgiyi hak eder. 

Her eğitim aşamasının değeri, kendi içerisinde ayrı ve özel bir kıymet taşır. Ancak özellikle lise eğitimi ve onun çerçevesi olan lise müfredatı, gençlerin de fikir ve kimi zaman da çabalarıyla ayrı bir renk ve kıymet taşımaktadır. Çünkü kendi kişiliği ve varlığının kıymetini kavrayan birey, artık sisteme aktif olarak dahil olmuştur ve sistemin içerisinden bir göz olarak kimi kez daha sağlıklı bilgiler sunabilmektedir. Bu sebeple özellikle bilinçlenmiş bir kuşağın meydana getirdiği lise öğrencileri ve lise eğitimi, öncelikle üzerinde dikkatle durmamız gereken alandır.Liseler; öğrencileri üniversite eğitimine hazırlamak, bireyin yaşamında karşılaştığı olaylara farklı bakış açıları kazandırmak ve hem teoride bir şeyler öğrenmesini hem de bunları yaşamında uygulayabilmesini sağlamak amacıyla kurulmuş eğitim ve öğretim kurumlarıdır. Kısacası öğrenciyi üniversiteye hazırlamanın yanında hayata da hazırlar. Peki, bu esnada uygulanan müfredat, öğrencinin ya da bireyin gelişimindeki en önemli faktör müdür?  Öyleyse, bu konuda nasıl bir yol izlenmelidir?

Günümüzde uygulanan sınav sistemleri ve buna bağlı olarak değişen okullardaki eğitimler; öğrencileri gittikçe daha çok ezbere, öğrenilenleri sadece sınavda kullanmaya yöneltmektedir. Bu noktada da öğrenci, bilgileri sınav için ezberler ve bir süre sonra bunların gerekliliğini sorgulamaya başlar. Geçerli olan müfredat da bu noktada etkisini gösterir. Uygulanan müfredatın yetersizliği de öğrencinin, bilgileri bir zorunluluk olduğunu sanmasına yol açar. Böylece eğitim hayatının sınav ve ezber kısmı tamamlandığında öğrendiklerini uygulayamaz. Oysaki bilgileri ezberlemek yerine daha öğretici bilgilerin sunulduğu, bunların gerçek yaşamın içinden uygulamalarla desteklendiği bir eğitim yöntemi daha verimli olacaktır.Uygulanan müfredatın öğrenci açısından daha verimli olması için öncelikle bilgilerin gereksiz ayrıntılardan ve yaşamdaki işlevine göre gereksiz olan kısımlarından arınması gerekir. 

Yani öğretilenlerde öğrencinin yaş ve kapasitesine göre derinlemesine bilgiler, karmaşık konular vs. belirlenmelidir. Gerektiğinde, öğrenilecek olan bilgi de yüzeysel bir şekilde anlatılmalıdır. Kısacası müfredat, gerek içerik bakımından gerekse uygulanışıyla büyük bir titizlik ile hazırlanmalıdır.Her ne kadar yeni yeni lise müfredatının çağın verilerine uygun ve güncel olmaya; kuru öğretinin dışına çıkılmaya başlansa da şunu unutmamalıyız ki bilgiler, bilim ve sanatın ışığında gerektiği şekilde gençlere aktarılırsa o zaman günümüz gençleriyle bütünleşir, bu şekilde oluşan uygar bir toplumda işlevsel yerini alır.