Konusu
: Lise müfredatının gençleri hayata hazırlamadaki etkinliği tartışma konusudur. Sizin fikriniz nedir?

Yazar Rumuzu: minigezgin 1234
Eser Sıra Numarası: 120220eser06



                                                            SONUN BAŞLANGICI
“ Çaresizlik “ kelimesi ruhumuzu esir almış , duygularımızı ve hayallerimizi kilitlemiş bir hapis odasına. Gardiyanlar var belli belirsiz, bizi savunmasız kılıyorlar. Meçhul bir yoldayken adımlarımızı daha da korkaklığa alıştırıyoruz. Aldığımız her soluk yaşamın zorluğunu mühürlüyor beynimize , ya da yaşamayı burnumuzdan mı getiriyor demeli ?  Bizler hedef belirleriz ve o ufka açılmak için daha da sert yüzlerle , belirsiz ve sahte kimliklerle savaşmak zorunda kalırız.Hayali noktalar olur her yolun sonunda , son ne de olsa. Öyle bir çağ ki bu , nedense atlatamıyoruz , kimselere anlatamıyoruz , anlaşılamıyoruz. Yarış atları gibi koşuşturuyoruz. Sonuç ;  sırtımızda kalan ter damlaları. Biliyorum olumsuz geliyor bu düşünceler. Ama hep bir şeyler öğreniyoruz.Yarın 10 katı , ertesi gün 100 katı , iki gün sonra 1000 katı. Bilgiler adeta matematiğe dönüşüyor. Düşünceler kendini felsefeye bırakıyor , bizse kendimizi boşluklara… 
Lise dönemi bizi neye mi hazırlıyor ? Tam kelimesiyle körelmeye. Çalışıp da başaramama inancı , yenilip de bir umut ışığı için beklememeyi,  lal bir sözlüğü , kör bir insanın okumasını anlamsızlaştıran bütün kalıplaşmış insan cümlelerini , bizim iliklerimize kadar girmesine izin veriyoruz.. Biz hayata değil , skor tablosundaki puanlar için , kendimizi , örümcek ağı tadında mağaralara hapsedilmek üzere hazırlatıyoruz. Biz kimliklerimizi hırslarımızla kazanmaya zorlanıyoruz. Oysa ki , bizim nüfus cüzdanımız doğduğumuzda çıkarılıyordu , şimdi ise üniversite sonrasında. Kaçak kimlik!