Konusu
: Lise müfredatının gençleri hayata hazırlamadaki etkinliği tartışma konusudur. Sizin fikriniz nedir?

Yazar Rumuzu: mihrimah 2012
Eser Sıra Numarası: 120216eser01


HAYAT BASİT BİR OYUN DEĞİL
Toplum; insanı etkileyen gerçekler, ilişkiler bütünüdür. İnsanlar eski çağlardan beri yalnız başlarına değil, topluluklar oluşturarak yaşamışlardır. Toplumun ayakta durmasını sağlayan birçok etken vardır. Toplum denen oluşum, toplumda bulunan bireyler sayesinde varlığını sürdürebilir. Bireylerin çalışma ve emekleri toplumu ayakta tutan tek unsurdur. Her toplum, kendi bireylerinin çalışma ve uğraşları ile yükselir ve ilerler, yine bireylerinin tembellik ve cahillikleri ile geriler. Çalışma, yaş ve sosyal statü ne olursa olsun eğitim; eğitim de ilerleme ve mutluluk demektir. 
Eğitimin bu derece önemli ve toplumsal bir dinamik olduğunu ayırdına varırsak, hak ettiği yeri de alması gerektiğini anlarız. Çalışma ve ona paralel olarak gelişen eğitime, tarih sahnesinin farklı aşamalarında ve farklı coğrafyalarda tanıklık edilebilir. Kendine inanarak ve çalışmayı, öğrenmeyi en kıymetli öğreti benimseyerek ilerleyenleri, talih her zaman ödüllendirmiştir. 2. Dünya Savaşının sonlarında atom bombası atılmasına rağmen bugün hala dünyanın sayılı devletlerinden olan Japonya, bulunduğu konumu bilim ve tekniğe verdiği önemle eğitime ve teknolojik gelişmelere öncelik etmesine borçludur. Bir ülke kendisini geliştirmek istiyorsa her şeyden önce bireylerine kaliteli bir eğitim vermek mecburiyetindedir. Mustafa Kemal Atatürk: “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.” diyerek eğitimin önemini açıkça ortaya koymuş, vurgulamıştır.
Bilginin hızla değiştiği dünyamızda eğitimi bu değişime uygun hale getirmezseniz toplumsal geleceğiniz etkilenecektir. Çağımızda bilgi hızla yenilenerek üretilmektedir. Bizim eğitim sistemimizin en önemli sorunu değişimdir. Müfredat değişiklikleri öncelikle gençler dolayısıyla da toplum için ciddi bir adımdır. Değişimler genellikle zor ve sancılı olur. Var olanların, günün şartlarına uyarlanması ya da tamamen değiştirilmesi tepki çeker, alışma zorluğu ya da uyumsuzluklar yaratır. Oysa değişimin kaçınılmaz olduğu durumlarda cesur olmak ve şartların gereğini yerine getirmek gerekir. Dolayısıyla dünya olup bitenin farkında olan, teknolojiyi hem uygulayıp hem üreten, hem bireysel hem de toplumsal gelişimin önemini kavramış bireylere ihtiyacımız var. Bunun yolu da ilgi ve yeteneklerinin daha erken yaşlarda farkına varmış, sadece bilen değil uygulayabilen bireyler yetiştirmek olmalıdır. Eğer müfredat, eğitim sisteminin temelini oluşturuyorsa, bu gerçeklere göre uyarlanması ve yeniden planlanması gerekecektir. Aynı zamanda eğitim sisteminin düzelmesi için sadece müfredat yeterli değildir. Öğretmenler, sınıflar, çevre, okul gibi pek çok etmen hem bireyi hem de eğitimin kalitesini büyük ölçüde belirleyecek ve etkileyecektir. Müfredattaki değişimler eğitimi etkiler, eğitim ise insan hayatını. Dolayısıyla müfredattaki her değişimin hayatımızı etkileyeceğini hesap ederek çok yönlü ve detaylı hesaplar yapmak zorundayız.
Müfredat değişimini önemli buluyoruz; fakat pek çok etmeni, yapılan hazırlıkları yeterli bulmuyoruz. Bu konuda da ciddi çalışmalara gidilmesi gerekir. Eğitimde tüm faktörler, en az müfredat kadar önemlidir. Her konuda elimizden bir şey gelmeyebilir; ama başrol olmak bizim elimizde, hayat basit bir oyun değil.