Konusu
: Lise müfredatının gençleri hayata hazırlamadaki etkinliği tartışma konusudur. Sizin fikriniz nedir?

Yazar Rumuzu: doğa 1923
Eser Sıra Numarası: 120216eser05


                                   NEFES ALMAK İSTİYORUM
     İnsanlar doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Bu aşamaları yaşarken gerek ailesinden ,gerek çevresinden olumlu kazanımlara sahip olduğu gibi olumsuz davranış modellerini de benimseyebilir.
 Kişinin toplum yaşamında üretken, saygın, vatanını seven, gelecek nesillere örnek olacak davranışları sergileyen birey olmasında “aile-okul-çevre” üçgeni belirleyicidir. Aile içindeki eğitim ve kültür düzeyiyle şekillenmeye başlayan çocuk, sokağa çıkmaya başladığında sokak kültürü ile; okula başladığında da akademik bir eğitim ve öğretim süreciyle tanışır. Gerçi ilk eğitimi ana-babasından almaya başlarmıştır, okul ise bu sürecin devamıdır.

Okullar öğrencileri yarına hazırlayan bilim yuvalarıdır deriz de, Milli Eğitim Bakanının adını zor anımsarız. TBMM ‘de kaç milletvekili olduğunu belki biliriz .Enflasyonun bir ülke için ne ifade ettiğini kaçımız bilmekteyiz? Yıllarca havuz problemleriyle bunaltıldık. Yakın tarihimizden önce ilkçağ tarihinin tüm detaylarını öğrendik. Hobimiz test kitapları, eğlencemiz sınavlar oldu.
Şimdi liseliyiz. Artık keman çalmayı rahatlıkla geliştirebilirim derken on beş çeşit ders ile karşılaştım. Merak ediyorum, diğer ülkelerde bu kadar yoğun bir tempo var mı? Bu kadar çok sayıda ders kitabı ile yakın dostluk kurduğumda, doktor, mühendis, avukat olabilirim. Çocukluğunu ve gençliğini yaşamamış bir doktor, bir bilim kadını… Şiirden, kitap okumadan, sanattan nasibini alamamış düz bir bilim insanı... On beş dersin arasına sıkışmış, Milli Eğitim Bakanlığının içeriği yeterli olmayan kitapları yüzünden sürekli yayın arayışına giren zavallı bizler. Dersler dört yıla dengeli biçimde yayılmalı, kitaplar eğitim sistemine tam ve doğru olarak uyarlanmalı, sistem de çağın ve yaşamın gereklerine göre değiştirilmelidir.
Ders sayısının fazlalığı, konuların yoğunluğu ile Leo BUSCAGLIA’ nın yılan balığı olmaktan ileri gidemeyiz.